Psikolog Seçimi: Terapiye İlk Kez Başlayacaklar İçin Kapsamlı Rehber

Psikolog nasıl seçilir? Terapiye başlama kararı, ruh sağlığınız için atacağınız önemli bir adımdır. Özellikle ilk kez psikoloğa gidecek kişiler için doğru psikologu seçmek sürecin verimini ve başarısını doğrudan etkiler . Bu rehberde, psikolog seçerken dikkat edilmesi gereken temel noktaları, terapi yaklaşımları, etik ve gizlilik ilkeleri, online terapinin güvenilirliği gibi kritik konuları ele alacağız. Ayrıca ilk terapi seansında nelerle karşılaşabileceğinizi ve aklınıza gelebilecek sık soruları yanıtlayacağız.

Amaç, sade ve profesyonel bir dille terapiye yeni başlayacaklara yol göstermek ve onların bilinçli tercihler yapmasına yardımcı olmaktır. Doğru psikoloğu bulmak, kişisel gelişiminize yapacağınız en değerli yatırımlardan biri olabilir . Öyleyse, psikolog seçiminin inceliklerine adım adım göz atalım.

Psikolog Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Psikolog seçimi yaparken bir dizi faktörü göz önünde bulundurmak gerekir. Bu faktörler, ihtiyaçlarınıza en uygun uzmanı bulmanıza yardımcı olur . Aşağıda, psikolog seçerken dikkat etmeniz gereken başlıca kriterleri alt başlıklar halinde ele alıyoruz:

Uzmanlık Alanı ve Deneyim

Bir psikoloğun uzmanlık alanı, onun hangi konularda yoğunlaştığını ve tecrübe kazandığını gösterir . Psikoloji çok geniş bir alandır ve klinik, danışmanlık, çocuk ve ergen, aile terapisi gibi farklı dalları vardır . Bu nedenle yaşadığınız probleme uygun uzmanlığı olan bir terapist seçmek önemlidir. Örneğin, anksiyete sorunları yaşıyorsanız bu alanda deneyimli bir uzman; ilişki problemleri için çift terapisi deneyimi olan bir uzman tercih edilmelidir .

Deneyim de göz ardı edilmemesi gereken bir kriterdir. Uzun yıllar danışan görmüş bir terapistin vaka tecrübesi fazladır ve çeşitli durumlarla başa çıkma becerisi gelişmiştir. Elbette, daha az deneyimli ama iyi eğitim almış genç terapistler de etkili olabilir; burada önemli olan, sizin ihtiyaç duyduğunuz konuda yeterli deneyime sahip olup olmadığıdır. Tercih edeceğiniz psikolog geçmişte benzer sorunlarla çalışmışsa, size daha bilinçli ve etkin destek sunabilir .

Ayrıca, güvendiğiniz referanslar da seçimde yardımcı olabilir. Etrafınızda terapi deneyimi yaşamış kişiler varsa, onların memnun kaldığı psikologları değerlendirebilirsiniz. Başkalarının olumlu geri bildirimleri, terapistin yaklaşımı ve başarısı hakkında ipucu verir . İnternet üzerindeki danışan yorumları da (örneğin psikolog bulma platformlarında) karar verme sürecinde yol gösterici olabilir .

Terapi Yaklaşımı ve Yöntemleri

Her psikolog, eğitimine ve kişisel eğilimine bağlı olarak belirli bir terapi yaklaşımı benimsemiş olabilir. Yaygın terapi ekolleri arasında Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)Psikanalitik Terapiİnsan Odaklı TerapiAile TerapisiEMDRgibi yöntemler sayılabilir. Bu yöntemlerin her biri farklı kuramsal temellere dayanır ve bazı sorunlarda diğerlerinden daha etkili olabilir. Örneğin, obsesif-kompulsif bozukluk (OKB) için BDT tekniği yararlı olurken, travma sonrası stres bozukluğunda EMDR öne çıkabilir .

Terapistinizin benimsediği yaklaşım ve tekniklerin sizin yapınıza uygun olması önemlidir . Eğer belirli bir terapi türüyle ilgili tercihiniz veya merakınız varsa, bunu ilk görüşmede psikoloğunuza sorabilirsiniz. Kanıta dayalı ve sorununuza uygun bir yöntem kullanılması, terapiden alacağınız faydayı artırır. Örneğin, pratik çözümler ve ödevler içeren bir süreç istiyorsanız BDT yaklaşımı size hitap edebilir; geçmiş yaşantılarınızın derinlemesine ele alınmasını istiyorsanız psikanalitik ya da psikodinamik terapi yaklaşımı uygun olabilir.

Unutmayın, terapi ekolü ne olursa olsun, terapistiniz ihtiyacınıza göre yöntemini uyarlamalı ve gerekirse farklı teknikler kullanmalıdır. Önemli olan sizin kendinizi anlaşılmış ve rahat hissetmenizdir. İlk görüşmede terapistinize hangi eğitimleri aldığı, hangi terapi yöntemlerinde yetkin olduğu sorulabilir. İyi bir psikolog, yaklaşımını ve terapinin nasıl ilerleyeceğini size açıkça anlatacaktır.

Eğitim Geçmişi, Ruhsat ve Yeterlilik

Seçeceğiniz psikoloğun eğitim geçmişi ve mesleki yeterliliği, alacağınız hizmetin kalitesini belirleyen en önemli göstergelerdendir . Türkiye’de “psikolog” unvanını kullanabilmek için kişinin en az 4 yıllık Psikoloji lisans eğitimini tamamlamış olması gerekir . Dolayısıyla, danışacağınız uzmanın diplomasının psikoloji alanında olduğundan emin olun. Ayrıca birçok psikolog, yüksek lisans (ör. klinik psikoloji) derecesine veya belirli terapi yöntemleri üzerine sertifikalara sahip olabilir. Bu ek eğitimler, terapistin uzmanlaştığı alanları ve yetkinlik düzeyini gösterir .

Lisans ve ruhsat kontrolü yapmak, gerçekten yetkin bir profesyonelle görüştüğünüzü anlamak açısından kritiktir. Psikologdan eğitimleri ve ruhsatı hakkında bilgi talep edebilirsiniz. Örneğin, diplomasını hangi üniversiteden aldığı, hangi terapi eğitimlerini tamamladığı gibi sorular sorabilirsiniz . Profesyonel bir psikolog bu tür sorulara şeffaflıkla cevap verecektir.

Profesyonel kuruluşlar veya akreditasyonlar da mesleki yeterlilik göstergesi olabilir. Bazı terapistler, belirli terapi ekolleri konusunda uluslararası akreditasyonlara (örneğin EMDR sertifikası, CBT eğitimi vb.) sahiptir. Lisanslı ve akredite bir terapist, belirli standartlarda eğitim aldığını ve mesleki yeterliliğini kanıtladığını gösterir . Yani, lisansını alıp etik kurallara bağlı kalarak çalışan bir terapist profesyonel bir yaklaşım sunacaktır .

Bir diğer nokta da sahte unvanlara dikkat etmektir. “Yaşam koçu”, “terapist” gibi tanımlar her zaman psikolog anlamına gelmeyebilir. Psikoloji lisansı olmayan kişiler de bu unvanları kullanabiliyor; bu nedenle danışacağınız kişinin gerçekten psikoloji eğitimi almış bir uzman olmasına özen gösterin. Türk Psikologlar Derneği’nin de belirttiği gibi, dernek üyesi olmak tek başına kişiye psikolog unvanı kazandırmaz; mutlaka ilgili akademik eğitimi almış olması gerekir .

Etik Değerler ve Mesleki Uyum

İyi bir psikolog, sadece bilgi ve deneyimiyle değil, etik ilkelere bağlılığıyla da güven verir. Psikologların uyması beklenen meslek etiği kuralları vardır; bunlar arasında gizlilik, dürüstlük, danışana saygı, yarar sağlama ve zarar vermekten kaçınma gibi temel ilkeler bulunur . Örneğin, bir psikolog kendini tanıtırken eğitimini, uzmanlık alanını ve unvanlarını gerçekte olduğu gibi aktarmalı; abartılı veya yanıltıcı beyanlardan kaçınmalıdır . Aynı şekilde, danışanın çıkarını gözetmek ve ona zarar verebilecek kişisel, finansal veya duygusal çıkar çatışmalarından uzak durmak zorundadır.

Gizlilik ilkesi, terapi sürecinin vazgeçilmez bir parçasıdır. Bu konuya aşağıda ayrıca değineceğiz, ancak burada vurgulamak gerekir ki etik bir psikolog, sizinle ilgili paylaşılan hiçbir bilgiyi sizin izniniz olmadan üçüncü kişilerle paylaşmaz . Terapi ortamı güvene dayalıdır ve danışanın mahremiyetine saygı gösterilmesi esastır.

Ayrıca, terapistin kültürel duyarlılık ve önyargısızlık ilkelerine bağlı olması gerekir. İyi bir psikolog, danışanın yaşı, cinsiyeti, kimliği, inancı, etnik kökeni veya yaşam tarzı ne olursa olsun ayrımcılık yapmaz . Kendinizi yargılanmadan, saygıyla dinleniyor hissetmelisiniz. İlk görüşmelerde terapistinizin tutumu, empati kurma becerisi ve sınırlarını profesyonelce koruyup korumadığı, etik değerlere bağlı çalıştığının göstergeleridir.

Son olarak, mesleki uyum kavramı da önemli: Bu, psikoloğun kendi sınırlarını bilmesi ve gerekirse danışanı uygun yere yönlendirmesidir. Örneğin sorunlarınız psikoloğun uzmanlık alanı dışındaysa ya da psikoterapi yerine psikiyatri müdahalesi (ilaç tedavisi gibi) gerekliyse, bunu dürüstçe belirtip sizi yönlendirmelidir. Etik çalışan bir uzman, her durumda danışanın en yüksek yararını gözetir .

Ruhsatlı ve Mesleki Yeterliliğe Sahip Terapist Nasıl Anlaşılır?

Psikolog seçerken akıllara gelen sorulardan biri de terapistin gerçekten yetkin ve ruhsatlı olup olmadığını anlamanın yollarıdır. Eskiden ülkemizde psikologlar için yasal bir meslek odası olmadığından, doğrudan bir ruhsat numarası sorgulama sistemi yoktu. Ancak kısa süre önce sağlık bakanlığı tarafından ruhsatlandırma süreci başladı. Ayrıca aşağıdaki adımlar, terapistin yeterliliğini değerlendirmenize yardımcı olabilir:

  • Diploma ve Eğitim Bilgileri: Terapi almadan önce psikoloğun eğitim durumunu öğrenin. Lisans diplomasının psikoloji alanında olması şarttır. Ayrıca yüksek lisans veya doktora yapmış mı, kendini “uzman psikolog” olarak tanıtıyorsa bu unvanı destekleyecek akademik derecesi var mı gibi noktaları inceleyin. Gerekirse bu bilgileri psikoloğun web sitesinden veya kendisinden talep edebilirsiniz. Örneğin, klinik psikoloji yüksek lisansı yapmış bir uzman, genellikle “Uzman Klinik Psikolog” unvanını kullanır ve bunu diplomasıyla belgeleyebilir.
  • Terapi Eğitimleri ve Sertifikalar: Pek çok psikolog, lisans eğitiminin ardından belirli terapi yöntemleri üzerine eğitimler alır (örneğin BDT, Aile Terapisi, Şema Terapisi eğitimi gibi) ve süpervizyon süreçlerinden geçer. Seçeceğiniz terapistin, uyguladığını söylediği terapi yöntemleri konusunda sertifikalı eğitimler almış olması önemlidir . Bu, o yöntemi bilimsel ve doğru bir şekilde uyguladığının göstergesidir.
  • Profesyonel Deneyim ve Kurum Bağlantıları: Terapistin daha önce çalıştığı kurumlar, staj deneyimleri veya halen çalışıyorsa bağlı olduğu merkezin güvenilirliği de fikir verebilir . Örneğin, geçmişte bir hastanede, psikiyatri kliniğinde veya tanınmış bir danışmanlık merkezinde görev almış olması, mesleki tecrübeye işaret eder. Elbette serbest çalışan terapistler de yeterli olabilir; bu durumda danışan yorumları, referanslar ve genel profesyonel duruşu önem kazanır.
  • İletişim ve Bilgilendirme: Yetkin bir terapist, danışanını hakları ve süreç hakkında bilgilendirir. İlk görüşmede terapinin nasıl ilerleyeceğini, gizlilik ilkesini, seans süresini ve ücret politikasını açıkça anlatması, mesleki ciddiyetini gösterir. Eğer terapist bu konuları siz sormadan açıklıyorsa veya sorduğunuzda net cevaplar veriyorsa, muhtemelen işini etik kurallara uygun yapıyordur. Aksine, belirsiz konuşmalar veya kaçamak yanıtlar alırsanız dikkat etmek gerekebilir.
  • Mesleki Üyelikler: Her ne kadar Türk Psikologlar Derneği (TPD) üyeliği zorunlu olmasa da, birazdan detaylı ele alacağımız gibi saygın meslek kuruluşlarına üyelik de terapistin mesleki duruşunu destekleyebilir. Ancak tek başına üye olması, mesleki yeterliliğin garantisi değildir; esas belirleyici olan eğitim ve deneyimidir .

Özetle, bir terapistin lisanslı olduğunu ve mesleki yeterliliğe sahip bulunduğunu anlamak için onun eğitimini, aldığı ek terapi eğitimlerini ve genel profesyonel tavrını değerlendirin. Gerekirse tereddütlerinizi doğrudan sorun; eğitimini gizlemeyen, aksine gururla anlatan ve sizin bilinçli karar vermenizi destekleyen uzmanlar güvenilir olma eğilimindedir.

Online Terapi Yapan Psikologlar Güvenilir midir?

Dijital çağın getirdiği imkanlarla birlikte online terapi (çevrimiçi terapi) son yıllarda oldukça popüler hale geldi. Özellikle pandemi döneminde yüz yüze görüşme imkanı azaldığında, birçok danışan ve terapist internet üzerinden seanslar gerçekleştirmeye başladı. Peki online terapi ne kadar güvenilir ve etkilidir?

Online terapi, zaman ve mekân engelini ortadan kaldırarak terapiye erişimi kolaylaştırır. Özellikle büyük şehirlerde yaşayanlar veya yoğun programı olanlar için çevrimiçi seanslar pratik bir alternatiftir. Ancak online terapide de gizlilik ve profesyonellik kurallarının eksiksiz uygulanması gerekir.

Online terapinin güvenilirliği konusunda yapılan araştırmalar, birçoğumuzun endişesini giderecek sonuçlar ortaya koymaktadır. Literatürde, uygun koşullar sağlandığında birçok terapi türünün çevrimiçi ortamda yüz yüze kadar etkili olabildiğine dair bulgular vardır . Örneğin bilişsel davranışçı terapi veya destekleyici danışmanlık gibi yaklaşımlar, internet üzerinden de başarılı sonuçlar verebilmektedir . Bu nedenle, online terapi genel olarak geçerli ve etkili bir seçenek olarak kabul görmektedir.

Elbette online terapinin de dikkat edilmesi gereken yönleri bulunur. Öncelikle, teknik altyapı ve ortam çok önemlidir. Görüşmelerin yapıldığı platform (Zoom, Skype, özel terapi uygulamaları vb.) güvenli olmalı, görüşmeler başkaları tarafından dinlenemeyecek şekilde gizli tutulmalıdır. Terapiye katıldığınız ortam da mahrem olmalı; evinizde veya bulunduğunuz yerde sizin dışınızda kimsenin duymadığı, rahat konuşabileceğiniz bir alan tercih etmelisiniz. Psikoloğunuzun da aynı şekilde gizlilik içinde, dikkatini size vererek seansı yönettiğinden emin olun .

Online terapide terapistin niteliği ve yaklaşımı, yüz yüze terapiden farklı değildir. Yani karşınızdaki kişinin diploması, uzmanlığı, etik anlayışı aynı şekilde geçerli olmalıdır. Sırf internette bulunuyor diye herhangi biri terapist gibi davranamaz; ne yazık ki bu alanda da suistimaller olabiliyor. Bu yüzden, online da olsa görüştüğünüz kişinin eğitimini ve uzmanlığını kontrol edin, mümkünse hakkında yorumları okuyun veya referans edinin.

Güvenilir platformlar üzerinden randevu almak da işe yarayabilir. Örneğin, Türkiye Psikologlar Derneği veya güvenilir psikolog bulma siteleri üzerinden online terapi hizmeti veren, kayıtlı uzmanlar bulunabilir. Bazı platformlar psikologların diplomalarını doğrulayarak listeliyor.

Online terapinin avantajları da yok değil: Uzak mesafeler sorun olmaz, trafik derdi olmadan evinizin konforunda seans yapabilirsiniz. Ayrıca bazı danışanlar kendi alanlarında oldukları için daha rahat hissedebiliyorlar. Ücret olarak da zaman zaman online seanslar biraz daha ekonomik olabiliyor veya ilk görüşmeler ücretsiz yapılabiliyor . Dezavantaj olarak ise teknolojiye aşinalık gerektirmesi ve fiziksel buluşmanın getirdiği ortamsal etkileşimin eksikliği sayılabilir. Ancak çoğu kişi kısa sürede online formata uyum sağlıyor.

Özetle, online terapi güvenilir midir? Evet, eğer doğru şartlar sağlanırsa ve yetkin bir uzmanla yapılıyorsa güvenilirdir. Seansların gizlilik ilkesine uygun yürütüldüğünden emin olun, teknik aksaklık ihtimallerine hazırlıklı olun (örn. bağlantı kopması durumunda ne yapılacağını önceden konuşun). Bunlar sağlandığı takdirde online terapinin, özellikle meşgul bireyler ve coğrafi olarak uzakta yaşayanlar için mükemmel bir alternatif olduğu söylenebilir.

Psikologların TPD gibi Mesleki Kuruluşlara Üyeliği Önemli midir?

Psikolog arayışında olanların sorduğu sorulardan biri de, terapistin Türk Psikologlar Derneği (TPD) veya benzeri mesleki kuruluşlara üye olup olmadığının ne kadar önemli olduğudur. Bu soruya sağlıklı yanıt verebilmek için öncelikle TPD’nin ve benzeri derneklerin rolüne bakmak gerekir.

Türk Psikologlar Derneği, ülkede psikoloji biliminin gelişimini destekleyen, psikologların mesleki haklarını koruyan ve etik ilkeleri belirleyen bir sivil toplum kuruluşudur. TPD’ye üye olabilmek için kişinin psikoloji alanında lisans veya üstü derecesi olması gerekir; ancak üyelik, mesleği icra etmek için zorunlu bir şart değildir . Yani bir psikolog TPD üyesi olmasa da yasal olarak çalışabilir, unvanını kullanabilir . Hatta Türkiye’deki psikologların önemli bir kısmı derneğe üye değildir. Bu durumda üyelik olmaması otomatikman kötü psikolog olduğu anlamına gelmez, üyelik olması da otomatik olarak mükemmel olduğu anlamına gelmez.

Öte yandan, TPD üyeliği bazı açılardan önemli bir göstergedir. Bir kere, TPD’nin belirlediği Etik Yönetmelik, Türkiye’de psikologlar için meslek etiğinin standartlarını tanımlar ve bu standartlar Avrupa Psikologlar Birliği (EFPA) ilkeleriyle uyumludur . TPD, yalnızca üyeleri hakkında etik ihlal soruşturması yapabilir ve gerektiğinde uyarma, kınama veya üyelikten çıkarma gibi yaptırımlar uygulayabilir . Bu şu demek: Eğer bir psikolog TPD üyesiyse, mesleki etik ihlal durumunda dernek nezdinde hesap vermek durumundadır. Üye olmayan bir psikolog ise TPD’nin etik denetimine tabi değildir (elbette ki yasal olarak yine sorumludur, ciddi durumlarda Sağlık Bakanlığı’na veya savcılığa şikayet edilebilir).

Dolayısıyla, TPD veya benzeri bir derneğe üyelik, bir psikoloğun meslektaşlarıyla etkileşim içinde olduğuna, mesleki gelişimini takip ettiğine ve etik ilkelere bağlı kalacağına dair bir işaret olabilir. Dernek üyesi olan bir terapist, muhtemelen mesleki etkinliklere katılıyordur, sürekli eğitimleri takip ediyordur ve mesleki dayanışmaya önem veriyordur. Özellikle TPD, uluslararası alanda da tanınan bir kuruluş olduğu için, üyeleri mesleki yeniliklerden haberdar olmaya eğilimli olabilir.

Ancak tekrar vurgulayalım: Üyelik zorunlu değil ve yokluğu bir eksiklik değildir . Örneğin çok iyi eğitimli ve saygın bir psikolog, kişisel tercihiyle hiçbir derneğe üye olmayabilir. Bu onun uzmanlığından bir şey götürmez. Bu nedenle, psikolog seçerken TPD üyeliği tek başına karar kriteriniz olmasın; ancak üyeyse bunu pozitif bir bilgi olarak değerlendirebilirsiniz.

Diğer mesleki kuruluşlar da (örneğin EMDR Derneği, Aile Terapileri Derneği gibi spesifik ekol dernekleri) benzer şekilde gönüllü katılım esaslıdır. Bu tür üyelikler, terapistin ilgili alana özel ilgi ve eğitim sahibi olduğunu gösterebilir.

Sonuç olarak, TPD üyeliği önemli midir? Evet, meslek etiğine verdiği önemi ve mesleki camiaya bağlılığını gösterebilir; ancak asıl önemli olan terapistin eğitim ve deneyim yeterliliğidir. Eğer terapistiniz TPD üyesiyse, etik ilkelere uyma konusunda ekstra bir taahhüdü olduğunu düşünebilirsiniz. Üye değilse de, bu durum tek başına sizi o psikologdan vazgeçirmemeli. Her durumda, seçeceğiniz uzmanın güven uyandırması, profesyonel duruşu ve sizin için doğru kişi olup olmadığı belirleyici olmalıdır.

Terapi Ücretleri ve Gizlilik Konuları

Psikolog seçimi yaparken pratik açıdan da değerlendirilmesi gereken bazı unsurlar vardır. Bunların başında terapi ücretleri gelir; ayrıca hem ücret konusu hem de genel olarak terapi süreciyle ilgili en önemli etik konu olan gizlilik de ayrı bir yer tutar. Bu bölümde terapi alırken finansal ve gizlilikle ilgili bilmeniz gereken noktaları ele alıyoruz.

Terapi Ücretleri

Terapi ücretleri, Türkiye genelinde oldukça geniş bir skalada seyretmektedir . Ücretler; psikoloğun deneyimine, uzmanlık alanına, bulunduğu şehre, seans süresine ve hatta seansın yapıldığı ortama (özel muayenehane, klinik, online vb.) göre değişkenlik gösterir . Örneğin, büyük şehirlerde deneyimli bir uzmanla 45 dakikalık bireysel terapi seans ücretleri 2025 yılı itibariyle ortalama 2000-7000 TL bandında olabilirken , daha küçük şehirlerde bu rakam 600-3000 TLdüzeylerinde olabilmektedir . Hatta bazı çok tecrübeli, profesör unvanlı uzmanlar için büyük şehirlerde seans ücretleri 10000 TL ve üzerine çıkabilmektedir .

Ücretleri etkileyen faktörlere bakacak olursak:

  • Psikoloğun deneyimi: Yıllarını mesleğe vermiş, ün yapmış terapistler genellikle daha yüksek ücret talep ederler.
  • Uzmanlık alanı: Niş veya az sayıda uzmanın bulunduğu bir alanda (örneğin adli psikoloji, cinsel terapi gibi) hizmet alıyorsanız ücretler biraz daha yüksek olabilir .
  • Terapi türü: Bireysel terapi ile çift/aile terapisi ücretleri farklılık gösterebilir; çift veya aile terapilerinde genelde seans ücreti biraz daha yüksek olabilir çünkü birden fazla kişiyle çalışılır.
  • Seans süresi: Standart seans süresi 45-50 dakika civarındadır. Daha uzun seanslar (örneğin 80-90 dakikalık çift terapileri) orantılı olarak daha pahalı olabilir .
  • Kurum ve konum: Özel muayenehanede çalışan bir psikoloğun ücretleri, bazen hastane ya da danışmanlık merkezi bünyesindekilere göre farklı olabilir. Şehir merkezinde popüler bir semtte ofisi olan bir terapist, daha yüksek kira ve giderleri nedeniyle ücreti biraz daha yüksek tutabilir.
  • Online vs. Yüzyüze: Bazı psikologlar online seanslarda bir miktar indirim yapabilmektedir, çünkü mekan kullanımı söz konusu değildir veya danışan kitlesini genişletmek ister . Ancak bu her zaman geçerli değil; birçok uzman online ya da yüz yüze aynı ücreti talep eder. Tam tersi de olabilir.

Ücret konusunda ipuçları: İlk seansa gitmeden önce mutlaka seans ücretini öğrenin . Bu, sürpriz yaşamamak ve bütçenizi ayarlamak açısından önemlidir. Birçok terapist veya merkez, telefonda veya internet sitesinde ücret bilgisini paylaşacaktır. Ayrıca bazı terapistler ilk görüşmeyi ücretsiz veya indirimli yapabiliyorlar . Bunu da sormaktan çekinmeyin. Özellikle ilk tanışma seansı, karşılıklı beklenti ve uyumu değerlendirmek için yapıldığından, kimi zaman ücretsiz olabiliyor ya da kısa tutulup sembolik bir ücret istenebiliyor.

Terapi ücretleri her yıl ekonomik koşullara göre güncellenebilir; enflasyon veya diğer mali etkenler nedeniyle zamanla artış gösterebilir . Bununla birlikte, ücret yüksekliği tek başına kalitenin göstergesi değildir. Çok uygun fiyata danışan gören, yeni mezun ama gayretli ve etkili uzmanlar olabileceği gibi, ücreti çok yüksek olup sizin beklentilerinizi karşılayamayan terapistler de olabilir. Bu nedenle karar verirken ücretten ziyade yukarıda bahsettiğimiz uyum, uzmanlık gibi kriterleri ön planda tutup, kendi bütçenize uygun bir seçenek bulmaya çalışın.

Unutmayın ki psikolojik destek bir yatırımdır. Maddi bir yükü olabilse de, ruh sağlığınıza yaptığınız bu yatırımın getirileri uzun vadede paha biçilemez olabilir. Bir sorununuzu çözüme kavuşturmak, yaşam kalitenizi yükseltmek, ilişkilerinizi iyileştirmek, işlevselliğinizi artırmak gibi kazanımlar, harcadığınız paraya değecektir. Yine de, eğer bütçeniz kısıtlıysa, devlet hastanelerinin psikologları veya üniversitelerin psikolojik danışmanlık birimleri gibi ücretsiz/uygun maliyetli alternatifleri de araştırabilirsiniz. Bazı dernekler veya belediyeler de ücretsiz psikolojik danışma hizmetleri sunabiliyor.

Terapide Gizlilik İlkesi

Gizlilik, terapi sürecinin en temel etik ilkelerinden biridir ve hem danışanın hem de terapistin güvenli bir çalışma ilişkisi kurması için vazgeçilmezdir . Terapi sırasında paylaştığınız kişisel bilgiler, yaşantılar ve duygular yalnızca siz ve terapistiniz arasında kalmalıdır. Bu kural, terapistin meslek etiğinin bir gereği olmasının yanı sıra yasal olarak da korunur. Türk Psikologlar Derneği Etik Yönetmeliği’nde açıkça belirtildiği üzere “Psikolog, çalışması boyunca hizmet verdiği kişi ve kurumlardan edindiği bilgileri gizli tutmakla yükümlüdür.” .

Peki bu ne anlama gelir? Terapi odasında konuşulanlar, sizin izniniz olmadan üçüncü şahıslara aktarılmaz. Örneğin, eşiniz, aile fertleriniz, işvereniniz veya herhangi bir tanıdığınız terapistinize sizin hakkında bir şey sorsa bile, terapistiniz bu bilgileri paylaşamaz. Gizlilik kuralının tek istisnası, yasal olarak bildirim gerektiren durumlar veya ciddi zarar riskleridir. Bu durum genellikle şöyle özetlenir: Danışanın kendine ya da başkasına ciddi zarar verme ihtimali varsa (örneğin intihar düşüncelerini eyleme dökme planı varsa ya da bir başkasına şiddet uygulamayı planlıyorsa), terapist ilgili mercilere haber vermek durumunda kalabilir . Yine de bu, oldukça nadir ve spesifik durumlar içindir. Bunların dışında, terapistiniz anlattığınız her şeyi kendi içinde tutacaktır.

Gizliliğin korunması, danışanın terapiste güven duyması için şarttır. Eğer paylaştıklarınızın dışarı sızabileceğine dair en ufak bir kaygınız olursa, kendinizi tamamen açmanız mümkün olmayacaktır. Profesyonel bir terapist, daha en başta gizlilik ilkesini size vurgular ve bu konuda soru işaretleriniz varsa giderir. Örneğin ilk seansta “Bu görüşmelerin gizli olduğunu ve sizin izniniz olmadan kimseyle paylaşmayacağımı bilmenizi isterim” gibi bir açıklama yapması beklenir. Hatta bazı merkezlerde danışana gizlilik ve haklarıyla ilgili yazılı bir onam formu da imzalatılır.

Online terapide gizlilik: Online seanslarda da gizlilik esası aynen geçerlidir. Terapist, seansların yapıldığı dijital platformun güvenli olmasını sağlamak (örn. görüşmeleri kaydetmemek veya izinsiz kimseye dinletmemek) zorundadır. Danışan olarak siz de özel hayatınızın ortasında bu görüşmeleri yaptığınız için, kendi mahremiyetinizi koruyacak önlemleri alın. Mümkünse kapınız kapalı olsun, kulaklık kullanın, ekranda başkası olmasın vs.

Terapide gizlilik ilkesi sadece terapistin değil, bazen danışanın da dikkatini gerektirir. Örneğin grup terapisi veya aile terapisi alıyorsanız, orada paylaşılanların da grup dışında gizli tutulması gerekir. Grup terapisinde diğer katılımcılar da bu ilkeye uymalıdır ve terapist bu konuda kurallar koyar.

Sonuç olarak, “Terapide anlatılanlar gerçekten gizli kalır mı?” sorusu çok anlaşılır bir endişedir ve cevabı kesinlikle “Evet, kalır” olmalıdır . Eğer bu konuda en ufak bir çekinceniz varsa, bunu psikoloğunuza ifade edin. Sizin rahatınız ve güveniniz, terapinin ilerleyebilmesi için temel şarttır. İyi bir psikolog, gizliliğe saygı duyar ve bu güven ortamını sarsacak hiçbir adım atmaz.

İlk Görüşmede Nelere Dikkat Edilmeli?

Terapiye başlamaya karar verdiniz ve uygun gördüğünüz bir psikologdan randevu aldınız. Peki ilk terapi seansı nasıl geçecek, neler yapmalı, nelere dikkat etmelisiniz? İlk görüşme, hem sizin hem de terapistiniz için birbirinizi tanıma ve değerlendirme fırsatıdır. Bu nedenle, bu seansı verimli kullanmak ve doğru çıkarımlar yapmak önemlidir.

Bir danışan ile terapist arasındaki uyum, terapinin başarısında önemli bir rol oynar. İlk görüşmede kendinizi rahat ve anlaşılmış hissetmeniz, doğru terapisti seçtiğinize dair önemli bir gösterge olabilir.

Kendinizi rahat hissedip hissetmediğinize bakın: İyi bir terapötik ilişkinin temeli güvendir. İlk seansta, terapistiniz sizi nasıl karşılıyor, yaklaşımı nasıldır gözlemleyin. Size güven veren bir ortam oluşmuş mu? Kendinizi rahat ve güvende hissetmeniz çok önemlidir . Bazı danışanlar ilk seansta doğal olarak gergin olabilirler; bu normaldir. Ancak seans ilerledikçe üzerinizdeki endişenin biraz olsun azalıp azalmadığına dikkat edin. Terapist, sizi yargılamadan dinliyor ve anlıyor mu? İlk izlenimler çoğu zaman doğrudur; eğer ilk görüşmenin sonunda içinizde belirgin bir huzursuzluk veya güvensizlik kaldıysa, bunu dikkate alın.

Terapistin iletişim tarzını değerlendirin: İlk seans, terapistin iletişim becerilerini anlamak için bir fırsattır. Soru sorma şekli, sizi aktif olarak dinleyip dinlemediği, empati kurma becerisi burada ortaya çıkar. Örneğin siz bir konudan bahsederken sözünüzü kesmeden dinliyor mu, anlamak için sorular soruyor mu? Yüz ifadesi ve beden diliyle sizi desteklediğini hissediyor musunuz? Empatik ve ilgili bir yaklaşım, terapistin danışanına değer verdiğini gösterir . İlk seansta terapistiniz önemli gördüğü bazı konuları netleştirmek için sorular sorabilir; bunu yaparken nezaketini ve saygısını koruması gerekir.

Bilgi alma ve verme dengesi: Genellikle ilk seanslarda terapist, sizin öykünüzü anlamak için sorular sorar ve daha çok dinler konumda olur. Siz de merak ettiklerinizi sorabilirsiniz. İyi bir terapist, terapi sürecinin nasıl ilerleyeceğine dair size açıklamalarda bulunacaktır. Örneğin, seansların süresi, sıklığı, uyguladığı yaklaşım, sizden beklentileri gibi konularda bilgi verebilir. Eğer terapistiniz bu konulara hiç değinmeden seansı bitiriyorsa, siz sorduğunuzda net yanıtlar vermiyorsa, bunu bir işaret olarak alabilirsiniz. Şeffaflık, özellikle terapi sürecinin kuralları ve beklentileri konusunda şarttır. İlk görüşmede “terapi planı” hakkında genel bir çerçeve çizilmesi danışanı rahatlatır.

Kendinize sorular sorun: İlk seansın ardından kendinize şu soruları sormakta fayda var :

  • “Terapist beni anladığını hissettirdi mi?” – Anlaşıldığınızı hissetmek, terapötik ilişkinin temelidir.
  • “Kendimi rahat ve güvenli hissettirdim mi?” – Eğer kendinizi ifade ederken çekingenlik veya güvensizlik yaşadıysanız sebebini düşünün.
  • “Terapistim benimle etik ve profesyonel sınırlar içinde iletişim kurdu mu?” – Örneğin aşırı samimiyet ya da mesafesizlik hissetmek de bir alarm olabilir; terapist saygılı ve dengeli bir tutum sergilemelidir.
  • “Terapi sürecine dair bana yeterli bilgi verildi mi?” – Seansların işleyişi, yöntem, hedefler gibi konularda genel bir fikir edinmiş olmalısınız.
  • “Aramızdaki uyumu ve iletişimi nasıl değerlendirdim?” – Bu noktada içinize doğan duygu önemlidir; bazen açıklayamadığımız bir biçimde karşımızdakiyle klik ederiz ya da edemeyiz.

Bu sorulara olumlu yanıtlar verebiliyorsanız, büyük olasılıkla doğru bir eşleşme olmuş demektir. Eğer ilk görüşmede beklediğiniz güveni alamadıysanız veya uyumsuzluk hissettiyseniz, farklı bir psikologla görüşmeyi düşünmekten çekinmeyin . Terapi sürecinin en önemli unsuru, terapist ile danışan arasındaki terapötik ittifaktır, yani iş birliği ve güvendir . Her terapistin tarzı farklı olabilir ve her danışan-her terapist ikilisi birbirine uymayabilir; bu çok normaldir.

İlk seansın idari boyutu: İlk görüşmede genellikle danışanın bazı bilgileri alınır (iletişim bilgileri, özgeçmişine dair temel sorular, sorunlarının genel tarifi gibi). Seans sonunda devam etmeye karar verirseniz, seansların sıklığı, ücret ödeme yöntemleri, iptal politikası gibi konuları netleştirin. Örneğin çoğu terapist, seans iptalini en az 24 saat önce haber vermenizi ister; aksi halde ücreti talep edebilir. Bu tür kuralları baştan bilmek iyi olur.

Sonuç olarak, ilk görüşme sizin karar anınızdır. Bir terapi sürecine başlamadan önce o terapistin sizin için doğru kişi olup olmadığına dair kendi içinizde bir karara varmanız gerekir. İlk izlenimleriniz, hisleriniz bu kararda yol gösterici olacaktır. Profesyonel destek alırken kendinizi iyi ellerde hissetmeniz, değişimin başlaması için ön koşuldur. Bu nedenle, ilk seansı aktif bir gözlem ve değerlendirme fırsatı olarak görmek ve içinizin sesini dinlemek en doğrusudur.

Sıkça Sorulan Sorular

Soru: Psikolog ile psikiyatrist arasındaki fark nedir?

Cevap: Psikolog ve psikiyatrist, ruh sağlığı alanında farklı eğitimler almış iki meslek grubudur. Psikolog, psikoloji lisans eğitimi almış, terapi ve danışmanlık yapabilen uzmandır; ilaç yazma yetkisi yoktur. Psikiyatrist ise tıp fakültesinden sonra psikiyatri ihtisası yapmış bir tıp doktorudur, ruhsal bozuklukların tıbbi tedavisini (ilaçla tedavi gibi) yapabilir. Kısaca, psikolog konuşarak terapi yapar, psikiyatrist tıbbi tedavi (ve gerekiyorsa terapi) sağlar. Birçok durumda psikologlar ve psikiyatristler iş birliği içinde çalışır; ağır vakalarda psikiyatrist ilaçla destek olurken psikolog terapiyle süreci yürütür.

Soru: Psikologlar ilaç yazar mı?

Cevap: Hayır, psikologların ilaç yazma yetkisi yoktur. İlaç reçete edebilmek için tıp doktoru olmak gerekir. Bu nedenle depresyon, anksiyete gibi durumlarda eğer ilaç gerekliliği ortaya çıkarsa bir psikiyatristin devreye girmesi gerekir. Bazı psikologlar, danışanlarının bir psikiyatrist değerlendirmesi almasının faydalı olabileceğini söyleyebilir. Bu durumda psikolog ve psikiyatrist paralel şekilde (biri terapi, biri ilaç) tedavinizi sürdürebilirler. Psikoloğunuz ilaç konusunda size tavsiyede bulunursa, bunu bir doktora danışmadan kullanmamalısınız.

Soru: Terapide paylaştıklarım gizli kalacak mı?

Cevap: Evet. Terapi, etik olarak gizliliğin korunması gereken bir süreçtir. Anlattığınız her şey, yasal zorunluluklar haricinde (kendinize veya başkasına ciddi zarar verecek olma durumu gibi) üçüncü kişilerle paylaşılmaz . Bu kural hem yüz yüze hem online terapiler için geçerlidir ve terapistinizle aranızdaki güvenin temelini oluşturur. Eğer terapistinizin yanında not tutan stajyer veya süpervizyon gibi durumlar varsa, bunlar da sizin izninize tabidir. Gizlilik konusunda endişeniz varsa bunu mutlaka terapistinize sorun; içinizin rahat olması terapinin sağlıklı ilerlemesi için gereklidir.

Soru: Bir terapi seansı ne kadar sürer ve genellikle toplam kaç seans gerekir?

Cevap: Standart bireysel terapi seansı genellikle 45-50 dakika sürer (bazen klinik uygulamada “terapötik saat” denir) . Çift veya aile terapilerinde seanslar 60-90 dakikaya çıkabilir. Toplam kaç seans gerekeceği ise tamamen kişiye ve ele alınan soruna bağlıdır. Bazı danışanlar birkaç seanslık kısa bir destekle hedeflerine ulaşırken, bazı durumlar aylarca düzenli terapi gerektirebilir. Terapistiniz ilk birkaç görüşmeden sonra bir hedef ve kabaca bir plan çizebilir, ancak bu da esnektir. Önemli olan, ihtiyacınız olduğu sürece devam etmeniz ve iyileşme/gelişme oldukça terapiyi sonlandırma kararını terapistinizle birlikte vermenizdir. Acele etmemek ama gereğinden fazla da uzatmamak idealdir. Her birkaç seanslık dönemde terapistinizle ilerlemeyi değerlendirmek iyi bir yaklaşımdır.

Soru: Psikoloğumla iyi anlaşamazsam ne yapmalıyım?

Cevap: Terapi sürecinde terapist-danışan uyumu çok önemlidir. Eğer birkaç seans geçmesine rağmen psikoloğunuzla iletişiminizde bir tıkanıklık hissediyorsanız, bunu öncelikle terapistinizle açıkça konuşabilirsiniz. İyi terapistler bu tür geri bildirimlere açıktır ve sorunu anlamaya çalışır. Bazen yanlış anlamalar giderilerek ilişki düzeltilebilir. Ancak tüm çabalara rağmen kendinizi açılmakta zorlanıyorsanız veya yaklaşımı size uygun gelmiyorsa, başka bir psikolog aramaktan çekinmeyin . Bu, sizin en doğal hakkınızdır. Terapi, sizin içindir ve en iyi verimi alabileceğiniz uzmanla çalışmanız gerekir. Psikologlar da zaman zaman danışanları başka meslektaşlarına yönlendirebilir, bunda alınacak bir gücenme yoktur. Önemli olan sizin yardım alma sürecinizin aksamamasıdır.

Soru: Psikolog bulmak için nerelere başvurabilirim?

Cevap: Güvenilir bir psikolog bulmak için birkaç yol izleyebilirsiniz. Öncelikle, çevrenizde terapi deneyimi yaşamış tanıdıklarınız varsa onlardan tavsiye alabilirsiniz. Bunun dışında, Türk Psikologlar Derneği gibi kuruluşların web sitelerinde bölgelere göre üye psikolog listeleri bulunabilir. Online doktor/psikolog randevu platformları (örneğin DoktorTakvimi vb.) üzerinden psikologların profillerini, uzmanlık alanlarını ve danışan yorumlarını inceleyebilirsiniz. Üniversitelerin psikoloji bölümleri veya rehberlik merkezleri, danışmanlık hizmeti sunan yerler konusunda bilgi verebilir. Son olarak, Türkiye Psikologları gibi belli bölgelerdeki uzmanları listeleyen ve danışan yorumlarını içeren platformlar da aradığınız kriterlere uygun bir terapisti bulmanızı kolaylaştırabilir. Önemli olan, seçtiğiniz uzmanın diploması ve uzmanlığı konusunda emin olmanız ve hakkında mümkünse biraz araştırma yapmanızdır.

Profesyonel Destek Alın

Unutmayın, ruhsal sağlığınız en az fiziksel sağlığınız kadar önemlidir. Eğer başa çıkmakta zorlandığınız duygusal problemleriniz, kaygılarınız, depresif hisleriniz veya sizi etkileyen herhangi bir psikolojik sorununuz varsa, bunu tek başınıza yüklenmek zorunda değilsiniz. Profesyonel yardım almak, utanılacak bir şey olmadığı gibi, cesaret ve farkındalık gerektiren bir adımdır.

Doğru psikoloğu bulma süreci bazen zaman alabilir, ama pes etmeyin. Bu rehberde bahsettiğimiz noktaları göz önünde bulundurarak arayışınızı sürdürün. Kendinize uygun terapisti bulduğunuzda, terapinin dönüştürücü gücünüdeneyimleme şansınız olacaktır.

Eğer nereden başlayacağınızı bilemiyorsanız, Türkiye genelinde hizmet veren uzmanları bir arada bulabileceğiniz Türkiye Psikologları platformu gibi kaynaklardan yararlanabilirsiniz. Burada farklı şehirlerdeki psikologların uzmanlık alanları, deneyimleri ve danışan yorumları hakkında bilgi alabilir, size uygun gördüklerinizle kolayca iletişim kurabilirsiniz.

Yalnız olmadığınızı bilin: İyi ve kötü hisler hayatın bir parçası ve bazen profesyonel bir rehberlik, karanlık tünelde bir ışık olabilir. Bugün atacağınız küçük bir adım, yarınınızın çok daha aydınlık olmasına vesile olabilir. Kendinize bu şansı tanıyın ve gerekirse destek almaktan çekinmeyin.


Kaynakça

  1. Maide Sena Tüfekci, “2025’te Doğru Psikolog Seçimi: Nelere Dikkat Etmelisiniz?” DoktorTakvimi Blog (26 Mart 2025) .
  2. Psikomental Psikoloji, “Terapist Seçerken Nelere Dikkat Etmeliyim?” (20 Ağustos 2023) .
  3. Türk Psikologlar Derneği, “Sıkça Sorulan Sorular – Üyelik ve Etik” TPD Resmi Sitesi .
  4. Psikolog Rasim Ömezli, “TPD Etik İlkeler” (Kişisel blog, 2019) .
  5. Nilay Nur Akdağ, “Psikolog Seçimi Yaparken Nelere Dikkat Edilmelidir?” Psikoloji.app Blog (2 Şubat 2024) .
  6. “İstanbul Psikolog Ücretleri 2024” Norda Psikoloji (2024) .
  7. “Bayburt Psikolog Rehberi 2025” Türkiye Psikologları (2025) .
  8. Evrim Ağacı, “Psikolog Seçimi Yaparken Nelere Dikkat Edilmeli?” (21 Ekim 2023) .